Talep Tarafı Yönetimi

Tüketicilerin Enerji Piyasasına Etkisi Artıyor.

TALEP TARAFI YÖNETİMİ NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR? NASIL TAHMİN EDİLİR?

Elektrik, ticareti yapılan diğer emtiadan farklı olarak stoklanamamaktadır; dolayısıyla gerçek zamanlı olarak üretildiği anda tüketilmesi gerekmektedir. Örneğin, manavdan evinize alışveriş yaparken meyvenin en tazesini almaya çalışırsınız, ancak eğer yoksa tezgâhta olanı alabilirsiniz. Fakat, elektrik ihtiyacınızda süreç böyle işlemez. Özellikle de kullandığınız elektrikli aletler ve teknolojik ekipmanlarında, frekans ve gerilim gibi parametrelerde elektriğin kalitesinden taviz vermeniz mümkün değildir. Elektriğin birkaç sn. içinde anlık gidip gelmelerinde evinizde diz üstü bilgisayarınızı ya da şarj aletini bozabileceği gibi üretim yapılan ticarethanelerde üretim makinelerinde ciddi hasarlara sebep olabilmektedir. Sadece anlık frekans ya da gerilim farkı ile kullandığınız aletlerin zarara uğradığını hesaba katarak, birtakım önlemler alabilirsiniz, fakat özellikle ticarethanelerde sadece büyük ölçekli firmalar bu önlemleri alabilmekte, diğerleri için ise bu yatırım oldukça maliyetli olduğu için yapılamamaktadır.

Ek olarak, elektrik piyasasında arz ve talebin sürekli dengede olması gereklidir. TEİAŞ ve Milli Yük Tevzi üretim (arz) tarafındaki oyuncular üzerinde etkilidir, ancak bunu bir tahterevalli olarak düşündüğümüzde tüketim (talep) tarafındaki oyuncularında katılımı gerekmektedir. Talep tarafının katılımını elektriğin arz edilemediği (üretilemediği) durumlarda devreye girecek bir güvenlik mekanizması olarak da düşünebiliriz.

Özetle, elektrik piyasasında arz ve talebin dengede tutulmasında üretim santralları ile birlikte talebi oluşturan elektrik tüketiminde esnek olabilen müşterilerin de rol alması ön görülmektedir ve ülkemizdeki elektrik piyasasında bu dengenin sağlanması için, en önemli unsurlardan biri talep tarafı katılımı mekanizmasıdır.

Enerji piyasalarındaki ticari faaliyetlerin döngüsü tahminleme ile (talep, hava, yağış, fiyat vs) başlar ve üretim planlama ve optimizasyon, ticaret, nominasyonlar, pozisyon yönetimi ile devam eder. Son olarak, Uzlaştırma ile döngü tamamlanır.

En temel konu; uzun, orta ve kısa vadeler için yapılacak enerji talep tahminleridir. Çünkü tüketicinin elektriği ihtiyacı olduğu kadar kullanma hakkı vardır. Başka bir deyişle, tüketiciye o gün kullanacağı elektrik dikte edilemez. Örneğin kimse tüketiciye “Dün 5 KWh elektrik kullandın, bugünde aynı şekilde kullanmak zorundasın.” diyemez. Tüketici o gün hiç elektrik kullanmama ya da 1 KWh elektrik kullanma hakkına sahiptir.

Sadece arzın uygun fiyatla buluşması durumunda talep oluşturulabilir.  Örnek olarak canınız tatlı istemediği halde fiyatı 15 TL. Olan bir çikolatayı satın almak istemezsiniz. Ancak aynı çikolata size 3 TL’ye teklif edilse fikriniz değişebilir. Yani talep, satın alma gücüyle destelenen istektir. Arz ise değişik fiyat düzeylerinde üretilip satılmaya hazır olan mal miktarını ifade eder.

 

Talep Tarafı işleyişinin amacı, arz-talep dengesini sağlamaktır. Bu denge, arz ve talebi oluşturan oyuncuların yüklerini kaydırması aracılığı ile sağlanır. Bu şekilde, verimsiz santrallerin çalışmasının önüne geçilir ve fazladan ithal edilecek enerji maliyetini azaltılır.

Talep Tarafı Katılımı yöntemi, talep edeni olumsuz yönde etkilemeyecek bir şekilde, tüketicinin gereklilik durumunda kısıtlama yapmasını ve kısıtlanan yük kadar gelir elde etmesini sağlamaktadır.

 

Arzın taleple birleştiği noktada marjinal enerji fiyatı, elektriğin monopol piyasalarda tek bir disiplin tarafınca üretilip yönetildiği durumlarda, sistem operatörleri ağırlıkla talep tarafındaki değişimlere odaklanıyor terazinin diğer kefesini daha kolay kontrol edilebilir hissediyorlardı. Ancak günümüzde bu tahminler hiç de kolay olmamaktadır. Bunun başlıca sebepleri; yenilenebilir enerji sürecinde hava koşullarından kaynaklı olarak tahminlerdeki hızlı sapmalar oluşmaktadır ve üreten tüketicilerin sayısı hızlıca artmaktadır. Üreten tüketicilerin sayısı teknoloji ile birlikte arttıkça tahmin etmek git gide daha da zorlaşacaktır.

TEİAŞ’IN 10 yıllık talep tahminleri raporuna https://www.teias.gov.tr/sites/default/files/2018-02/Taleprapor_2017.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.

TALEP TARAFI YÖNTETİMİ NASIL YAPILIR VE AVANTAJLARI NEDİR?

Ülkedeki aggregator da denilen iletim operatörü talep toplayıcılar ve büyük tüketicilerden yüklerini kaydırma opsiyonu alarak, gereklilik durumunda sistemde kısıtlamaya gidebilecek tüketicileri yıllık bazda ne kadar süre ile ve hangi şartlar altında kısıtlama yapabileceğini taahhüt altına alan bir anlaşma yapmaktadır.

 

Bu taahhüt sayesinde, Talep toplayıcı şirketleri tarafından kısıtlama yapacak olan tüketici belirlenmekte ve yapacağı kısıt karşılığında enerji satışında bulunmaktadır. Söz konusu tesis istekli olarak yaptığı kısıtlama ile tüketimini kendisini olumsuz etkilemeyecek şekilde azaltarak ekonomik bir zarardan kurtulur. Esnekliğini satarak ise gelir elde eder. Örneğin, aşırı yüklenilen saatleri belirleyerek bu saatlerdeki yük talebini başka zamanlara kaydırma ya da şebekeye az yüklenilen bir zamanda indirimli fiyattan tarife uygulama yöntemleri ile artan enerji talebini mümkün olduğunca erteleyebilmektir.

 

Talep toplayıcı şirketler, tüketim tesisi bulunmayan ve kendi bünyesinde küçük tüketicileri toplayarak, yük havuzu oluşturarak Talep Tarafına katkı sağlayan şirketlerdir.

 

Talep katılımı, tüketicinin şebekenin durumuna göre gönderilen kontrol sinyallerine tepki olarak talep değişiminde bulunmasıdır. 

  • Talep Azaltma (Yük atma)
  • Yük Kaydırma (Örneğin Puant’tan Gece’ye ) 
  • Üretim Katılımı (Yük alma ) 

 

 Talep tarafı katılımı her yönden avantaj sağlamaktadır;

·       Tüketiciler açısından bakacak olursak; talep katılımı ile sistem operatörüne bu kabiliyeti kazandırarak, yatırım yapmadan ek gelir elde ediyorlar.

·       Sistem operatörleri, talep katılımını kullanarak şebekenin daha güvenli olmasını sağlıyorlar.

·       Dağıtım, Tedarik, Perakende şirketleri talep katılımını kullanarak dengesizlik maliyetlerini düşürüp, müşterilerine ek fayda sağlayarak müşteri bağlılığını arttırıyorlar.

·        Güç kaynağının güvenilirliği ve kalitesini artmakta; iletim ve dağıtım şebekeleri altyapı yatırımları ve operasyonlarda verimliliği çoğalmakta ve elektrik kesintileri riski azalmaktadır.

 

 TALEP TARAFI KATILIMI TÜRKİYE’DE NE DURUMDA?

Talep tarafı yönetiminin efektif işleyebilmesi için dört ana faktör bulunmaktadır. Öncelikle yeterli büyüklüklerde talep tarafında katılımların sağlanmış olması gerekir. Ayrıca, katılımın olması için altyapısal tüm donanım ve yazılımların da entegre edilmiş olması gereklidir. Ek olarak, tüm tarafları kapsayan bir gözle hazırlanacak birçok yönetmelik ve mevzuatların yayımlanmış olması gereklidir. Son olarak da bu sistemi cazip hale getirecek, orada katılımcıların kendisine kazanç sağlayabileceğini gösteren, dinamik, şeffaf ve güvenilir bir piyasa altyapısı ile yönetiliyor olması gerekir.

Ülkemizde, talep tarafı katılımı ile ilgili adımlar atılmaya başlanmıştır. Dağıtım özelleştirilmelerinin yapılması ve kontratları gereği dağıtım sistemi operatörleri zaman içinde altyapılarını teknolojik ve güvenilir hale getirmeleri buna örnektir.

Ek olarak,  2017 yılı sonunda, EPDK tarafınca ilan edilen yeni Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliği’nin 6. Maddesinde “Anlık Talep Kontrol Hizmeti” en güncel hali yer almaktadır.

Bu bölümdeki Madde 32 ‘de göre anlık talep kontrol hizmeti tedarik esasları, Madde 33’te Anlık talep kontrol hizmeti tedarik süreci, Madde 34’te Anlık talep kontrol hizmeti sağlanmasına ilişkin tekliflerin yapısı ve içeriği, Madde 35’te Anlık talep kontrol hizmetine ilişkin tekliflerin değerlendirilmesi, Madde 36’da Anlık talep kontrol hizmetine ilişkin yan hizmet anlaşmaları, Madde 37’de Anlık talep kontrol hizmetinin ücretlendirilmesi ve Madde 38’de Anlık talep kontrol hizmetine ilişkin cezai yaptırımlar yer almaktadır.

Yan Hizmetler Yönetmeliği’nin tamamına http://epdk.org.tr/Detay/DownloadDocument?id=ICdRvnaBzQo=  linkinden ulaşabilişiniz.

 

 

 

 

 

Share this post